Turizm Sektörüne Yatırım, Turizmi de Canlandırıyor

Turizm Sektörüne Yatırım, Turizmi de Canlandırıyor

Ülkelerin ekonomik gelişimlerinde hiç kuşkusuz bacasız sanayi olarak adlandırılan turizmin katkısı büyüktür. Bu bağlamda yapılan araştırmalarda görülmüştür ki 2012 yılı itibari ile dünya genelinde uluslararası seyahat eden turist sayısı 1 milyar kişiyi geçmiştir. Bu sayının 2020 yılında 1.5 milyar kişiye çıkacağı, yurtdışı konaklama harcamalarını

p.p1 {margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; font: 12.0px Helvetica}

Ülkelerin ekonomik gelişimlerinde hiç kuşkusuz bacasız sanayi olarak adlandırılan turizmin katkısı  büyüktür. Bu bağlamda yapılan araştırmalarda  görülmüştür ki 2012 yılı itibari ile dünya genelinde uluslararası seyahat eden turist sayısı 1 milyar kişiyi geçmiştir. Bu sayının 2020 yılında 1.5 milyar kişiye çıkacağı, yurtdışı konaklama harcamalarının da yine 2020 yılı itibarı ile 2 trilyon dolar olarak gerçekleşeceği öngörülmektedir. (world travel tourism council)


Bu veriler doğrultusunda  bütün ülkeler bu büyük ekonomiden aldıkları payları artırmak için stratejik planlar hazırlayarak bu doğrultuda hareket ediyorlar. Buna bağlı olarak turizm sektöründe artan turizm harcamaları paralelinde  turizm yatırımlarında da artış öngörülmektedir. 


Hem Türkiye geneli hem de global bir şehir olarak İstanbul, en çok turist çeken şehirler ve ülkeler sıralamasında son yıllarda ilk 5-6. sıralarda yer alarak, hem turizm sektöründeki hızlı büyümeyi hem de dünyanın en önemli ve iddialı destinasyonları olduklarını ortaya koyuyurlar. 1980 lerde turizm sektörüyle tanışmış bir ülke için çok önemli bir başarı hikâyesi.
Her başarının olduğu gibi bu başarının da sürdürülebilir ve kalıcı olması ve daha da iyi bir noktaya taşınması gerekiyor.
Bu noktada sektörlerin desteklenmesi ve büyüme stratejilerinin oluşturulmasında  kamunun rolü ve önemi yadsınamaz.
Bu doğrultuda Turizm Bakanlığı 2 yıl önce Türkiye’ de turizm sektörünün büyümesi ve yaygınlaşması yönünde bir strateji raporu hazırladı.
Bu raporda belirlenen temel stratejiyi;
Turizmin ülke genelinde yaygınlaştırılması, (kıyı ve büyük şehirlerde yoğunlaşan yatak sayısının Anadolu şehirlerinde de artırılması),
Kıyı turizminin baskınlığından kaynaklanan mevsimselliğin azaltılması,
Turizmde çeşitliliğin artırılması, alternatif turizm kavramları oluşturulması, olarak özetleyebiliriz.


Belirlenen stratejiler doğrultusunda yatırımların gerçekleşmesini desteklemek için bölgeye ve yatırım türüne göre farklılıklar gösteren bir teşvik sistemi, bu stratejinin bir parçası olarak devreye girmiştir.


Bugün Türkiye’nin turizmde son yıllarda gösterdiği üstün performansı değerlendirirken başta Türk Hava Yolları olmak üzere, hava yolu bağlantılarındaki gelişmeleri de dikkate almak gerekir.


Uçtuğu 217 destinasyonla bu konuda dünyada ilk sırada olan THY, Avrupanın 2., dünyanın ise 5. büyük hava yolu şirketi oldu.
İstanbul ise mevcut 2 havalimanıyla 2013 yılında 70 milyon yolcu taşımış, 2009-2013 yılları arasındaki hava yolu bağlantısı endexi sıralamasında (air travel connectivity index)dünya sıralamasında ilk sırada yer alma başarısını göstermiştir.


Temel atımı gerçekleştirilen 150 milyon yolcu kapasiteli 3. havalimanı ile İstanbul, turizm konusundaki iddiasını daha da ileri taşıyacak gibi gözüküyor.
Bugün geldiğimiz noktada sektörün çok üstün bir gelişme grafiği gerçekleştirdiğini, bu grafiği daha da yükseltmek için hedefler koyduğunu ve bu hedeflerin gerçekleşmesi için de teşvik gibi, ulaşım kapasitesinin artırılması gibi enstrümanları etkin bir şekilde kullanma amacında olduğunu görüyoruz.
Bundan 20 yıl önce, turizm yatırımcısı, tesisine uluslararası işletmeci bulmak için zorlanırken, bugün artık uluslararası işletme zincirlerinin tesis arar hâle geldiği bir sektör görüyoruz.
Sektördeki başarının korunması ve artırılması için, kurumsallığın da aynı şekilde gelişmesi çok önemlidir. Kurumsallık sektöre tam olarak yerleştiğinde,yapılan tesisler yatırım aşamasında da doğru yönetildiğinde, daha kolay finansman bulabilir,  daha sağlıklı ve daha değerli bir ürün gerçekleştirmiş oluruz. Böylece global yatırımcıların da radarına girebilme olanağını ortaya çıkarırız.
Turizm de Yeşil teknolojiler
Yeşil teknolojiler, yeşil binalar ve hatta yeşil yıldızlı konaklama tesisleri.


Kaynakları sınırlı dünyamız için yatırımlarımızı yaparken en çok dikkat etmemiz gereken konulardan biri de enerjiyi doğru tüketen binalar üretmemizdir.
2014 PWC/ULI gayrimenkulde gelişen trendler raporunun ana fikri ‘yeşil binalar’ olarak ortaya çıktı. Şu anda Avrupa’ da Yeşil Ofis’lerin kira getirileri, eski teknolojideki ofis binalarından çok daha yüksektir.


Bu trendin, enerji ve su tüketimi bir ofise göre çok daha yüksek olan otellerde çok daha etkin bir şekilde görüleceğini düşünüyorum.
Enerjiyi çok daha az tüketen bir otel binası, hem işletmecisine hem de yatırımcısına daha yüksek kârlılık ve daha kısa geri dönüş süresi sağlar.
Önümüzdeki dönemler için yeşil teknolojilere sahip konaklama tesisleri için de özel bir teşvik sisteminin gündeme gelmesi,  arzu edilen bir gelişme olacaktır.

p.p1 {margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; line-height: 12.0px; font: 94.5px Helvetica} p.p2 {margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; line-height: 12.0px; font: 10.5px Garamond} p.p3 {margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; line-height: 12.0px; font: 10.5px Garamond; min-height: 12.0px} p.p4 {margin: 0.0px 0.0px 0.0px 18.0px; text-align: justify; text-indent: -18.0px; line-height: 12.0px; font: 10.5px Garamond} span.s1 {letter-spacing: -0.2px}

p.p1 {margin: 0.0px 0.0px 0.0px 18.0px; text-align: justify; text-indent: -18.0px; line-height: 12.0px; font: 10.5px Garamond} p.p2 {margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; line-height: 12.0px; font: 10.5px Garamond; min-height: 12.0px} p.p3 {margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; text-align: justify; line-height: 12.0px; font: 10.5px Garamond} p.p4 {margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; font: 10.0px 'Swis721 BlkCn BT'} span.s1 {letter-spacing: -0.2px} span.s2 {letter-spacing: -0.3px}