Hattuşa Ören Yerlerini Görünüz… Çorum Müzesini Geziniz…
Çorum’a her ziyaretimde gözüm şehre yaklaşırken karşıma çıkan, çevre yolu üzerine konumlandırılmış tabelalara takılır. Ve her seferinde aynı şeyler aklımdan geçer.
Sertaç Kantarcı : sertac@ekonometri.com.tr
Tabela üzerinde bir görsel ve altında da “Ören yerlerini görünüz” şeklinde bir metin vardır. Emir kipi ile ya da tavsiye şeklinde reklam metinleri tarihin tozlu raflarında yerini almışken, neden Çorum turizm için bu eski tarz reklamlardan medet umuyor, anlamış değilim. Emniyet kemeri takınız, yavaş gidiniz, ören yerlerini görünüz… Aynı tarz cümleler ve hepside uyarı niteliği taşıyor. Oysa günümüzde reklamcılar uyararak değil, merak duygusunu aşılayarak dikkat çekmeyi yeğler. Bu tabelalardan bir tanesine “Tarihin ilk yazılı antlaşmasını imzalayan Hititler, 8 Km. ileride sizi bekliyor” derseniz birileri merak edecektir. Türkcell’in de 3G reklamlarında dediği gibi, “Merak ne güzel şey, güzel şey merak”.
Billboardlarda Çorum vardı…
“Reklamın iyisi kötüsü olmaz” tabirini hemen hemen herkes duymuştur, peki bu böyle midir? Basitce reklamın amacı; bir ürünü ya da hizmeti satmak için yapılan tanıtım faaliyetleridir. Siz bunu her türlü mecrayı kullanarak (interaktif mecra, alternatif mecra, outdoor, dergi, gazete…gibi) yapabilirsiniz. Fakat bu süreçten bir sonuç alamamışsanız işte bu kötü reklamdır. Çünkü para harcamışsınız ve karşılığında yeteri kadar müşteri elde edememişsiniz. “Reklamın iyisi kötüsü olmaz” tabiri ise az markanın yarıştığı ve az sayıda reklamverenin olduğu dönemlerde, bir yerlerde bir şekilde görünerek akılda kalmak çabasını temsil eder sadece. Fakat günümüzde birbirine benzeyen binlerce marka var ve aradan sıyrılmak o kadarda kolay değil. Doğru yerde, doğru zamanda ve doğru şekilde tüketicinin karşısına çıkmak zorunda, reklamveren.
Gelelim Çorum konusuna. Eğer reklam yapmak için reklam yapmışsak, yani bir yerlerde görünmek için billboardlara çıkmışsak; doğru bir kampanya. Hayır, reklamdan beklentimiz Çorum’a daha fazla yerli turist çekmek ve Çorum’u marka şehir yapmak için bir adım daha ilerlemekse, Çorum’un önde gelenleri artık diğer reklam mecralarını keşfetmeli. Daha az bütçe ile uzun ömürlü ve anlamlı kampanyalara imza atmalı. Senede 10 gün billboarda çıkarak ne Çorum tanıtılır, ne de Çorum turizm ile kalkınır. Örneğin neden Google’a Çorum yazdığımızda Hititler ve Çorum hakkında bir microsite çıkmıyor? Bu gibi kampanyalar yüzde 90 daha ucuz ve daha uzun ömürlüdür. Bu örnek sadece bir hemşeri tavsiyesi…
Seçim – Reklam – Çorum Üçgeni
2007 erken seçimlerinde AK Parti, kuruluşundan beri hizmet aldığı reklamcısı Erol Olçak’la “Durmak Yok Yola Devam” demişti. Yine aynı seçimlerde CHP ise Alinur Velidedeoğlu’nun da ortağı olduğu Güzel Sanatlar/S&S ile anlaşmıştı. Konunun Çorum’la ne ilgisi var diyenler. Bu iki isim de Çorumlu. Bu yönüyle 2007 seçimlerinde Çorumlular ülke siyasetine reklam kampanyalarıyla yön verdi. Bakalım 2011 seçimlerinde de Çorumlu reklamcılar bu kadar etkili olabilecek mi?
Türkiye reklam ajansları dünyasına genel bir bakış
2009’un ilk altı ayının en büyük 100 reklam ajansı… Kaynak: Nielsen
1 Güzel Sanatlar/S&S
2 Medina Turgul DDB
3 TBWA\İstanbul
4 Y&R Reklamevi
5 Alametifarika
6 Pars McCann Erickson
7 Lowe
8 Ogilvy&Mather
9 Alice&BBDO İstanbul
10 Euro RSCG İstanbul…
Sadece ilk 10’a yer verdiğim bu liste hakkında biraz bilgi vermek istiyorum. İlk 10’da sadece bir yabancı ortağı olmayan Türk ajans var; Serdar Erener’in yönettiği Alametifarika. Son 2 yıldır en beğenilen ajans seçilen TBWA\İstanbul büyükler sıralamasında üçüncü durumda. Demek ki en güzel işleri yapabiliyor olmak en büyük olmayı getirmiyor. 100 Ajansın yer aldığı listede Ankara kökenli 5 ajans var. Bir yıl önceki listeyi göz önüne aldığımızda bu durum, Ankaralı reklamcıların hızla yükseldiğini gösteriyor. Ankara dışında, İzmir, Antalya ve Bursa’da da günden güne büyüyen ve gelişen reklam sektörü yine de İstanbul’a rakip çıkartabilecek gibi de değil.