Krizleri hesaba katarak değişik sektörlerde yatırım yapmakta fayda var, herkes Koç ya da Sabancı değil. Yatay bir genişleme bence Türkiye’ye daha uygun.
Haber Merkezi : bilgi@ekonometri.com.tr
Ruhi Başhelvacı yıllarını profesyonel dünyaya adamış bir işadamı. Birçok farklı sektörlerde yatırımı var. Ama öyle bir yatırıma imza attı ki görenlerin aklına gelen ilk soru ‘nereden çıktı bu fikir’ oluyor. Başhelvacı kısaca ‘devre yat’ diyebileceğimiz, devremülk tarzında yat kiralıyor. Biz de bu haberi duyunca RB Group Yönetim Kurulu Başkanı Ruhi Başhelvacıya soruyoruz: “Nereden çıktı bu fikir?”
Ekonometri dergisine konuşan Ruhi Başhelvacı’nın yanıtı şöyle: “Türkiye’de başka bir örneği olup olmadığını bilmiyorum ama yurtdışında emsalleri var. İşimiz dünyada ‘yat devre mülk’ (Time Sharing) olarak adlandırılıyor. Deniz tutkunlarına büyük masraflar edip yılda sadece birkaç ay kullanabildikleri yatları, devre mülk şeklinde sunup çok daha az bir maliyetle kiralıyoruz.”
Başhelvacı ile Türkiye’deki son durumu konuştuk:
Yeni dönemde yeni hedefleriniz nelerdir?
RB Group olarak yeni yıla yeni binamızda gireceğiz. Öncelikle elimizdeki taahhütleri zamanında ve müşterilerimizi/ortaklarımızı memnun edici bir şekilde bitirmeyi planlıyoruz.
RB Yatçılık olarak hedefleriniz neler?
RB Yatçılığın bu seneki hedefi 4 yat ile işe başlamak. Bu yatları kendi imkanlarımızla alacağız, daha sonra talebe göre her sene bu sayıyı arttırmaya çalışacağız. Ayrıca Marmaris’te inşaatına başlayacağımız çekek alanında 100’e yakın tekneyi de barındırmayı planlıyoruz.
“İş Adami Emekli Olamaz, Olmamalı”
Başhelvacı’nın iş dünyası ile ilgili fikirleri çarpıcı. “Sevmediğin, bilmediğin bir işi yapmayacaksın. Yatırımlarda öncelik bilgine sonra sevgine göre yapılmalı” diyen Başhelvacı, bir çok iş insanının ellisinde işi bırakıp tatil yörelerine yerleşmesini eleştiriyor. Ruhi Başhelvacı, “Bodrum’a yerleşen patronlar beş sene sonra ya sıkıldılar, ya da paraları bitti. Şimdi kara kara ne yapacaklarını düşünüyorlar. Bunları en başta düşünmek, buna göre iş hayatına atılmak gerekiyor, işadamı emekli olamaz, olmamalı.”
İstihdam konusunda da konulan Başhelvacı, “İstihdam planlanabilecek birşey değil, işlerin yolunda giderse sayı zaten artar. Türkiye gibi sık sık kriz yaşayan bir ülkede kim beş sene sonra ne kadar işçi çalıştıracağını bilebilir? Krizde hiç işçi çıkarmadık, sadece biten işlerin şantiyelerini kapattık. Bunların da çoğunu yeni şantiyelere aktardık. Fabrikalarımızda çalışan işçiler kriz döneminde azalmadı arttı” diyor.
Gelecek yıllara ilişkin öngörüleriniz neler?
Türkiye’de zaten yıllardır bir ekonomik bozukluk vardı, bu yurtdışı piyasaların da etkisi ile finansal krize dönüştü. Türkiye’nin önümüzdeki yıllarda daha da fazla etkileneceğini düşünüyorum. Küçük ülkelerin durumlarının ise zaten krizde olan dünyayı pek etkileyeceğini düşünmüyorum ama İngiltere, Hindistan ve Çin izlenmeli.
Yabancı ortakları olan bir grupsunuz. Bunun bir faydasını gördünüz mü? Yabancı ortaklığına bakışınız nedir?
Bir faydasını hiç görmedik. Aksine her işte istenen dökümantasyon fazlalığı ortaklarımızı bezdirmiş durumda. Bunun yanında en büyük sıkıntımız, Türkiye’ye başka işler için gelen kuzey ülkelerinin kadınlarına ikamet verilirken, biz Türkiye’ye yatırım yapmış ve Türkiye’den yatırımlarıyla milyonlarca dolar ihracat yapmış ve yapmakta olan ortaklarıma daha Türkiye’den oturma izni bile alamadık.
Sektörünüzde yaşadığınız avantajlar ve dezavantajlar nelerdir? Yapılmasını beklediğiniz çalışmalar nelerdir?
Çelik sektöründe en büyük avantajımız Ortadoğu ülkelerine çalışıyor olmamızdan dolayı lojistik üstünlüğümüz. Çelik sektöründe bölgemizde Türkiye olarak çok güçlüyüz, buna lojistik kolaylık eklenince yabancı şirketler için Türkiye alternatifsiz kalıyor. Ancak bunu iç pazarda göremiyoruz, arge çalışmalarımız bizi daha pahalı yapıyor. Yeni bir ürün projelendirdiğinizde, imal ettiğinizde bir ay sonra aynı ürünü başka imalatçılarda görüyorsunuz. RB Yatçılık olarak Ankara’da olmamız dezavantaj gibi gözükse de aslında bizim hedef kitlemiz zaten her an denize ulaşamayan, vakti kısıtlı olan insanlar. Avantajımız ise kendi çekek alanımızın olması ve bununla maliyetleri minimuma indirerek müşterilerimize daha uygun koşullarda yatlarını sunmak. Türkiye’de bizimki gibi devre mülk yat işi yapan başka firmanın olmaması sanırım başka bir avantaj. Çünkü diğer firmalar bu işi yat devre mülkü yapıyoruz diye anlatsalar da size yat değil kamara veriyorlar, bir de müşterilerimiz dönemlerinde yata tamamen sahip olacaklar.