Polatlı Organize Sanayi Bölgesi’nde 10 bin metrekarelik bir arsa üzerine kurulan “Mobel Tasarım” mobilya sektöründe başarılı isimlerden oluşmuş. Peyzaj Yüksek Mimarı Ufuk Bayraktar’ın bilgi ve tecr
Haber Merkezi : bilgi@ekonometri.com.tr
Allattin Kır’ın mobilyacılık hayatı Siteler’de başlamış. 1974’te kurulan Modüler Mobilya’yı 1986 yılında babasından devralıp, 2005 yılına kadar sürdürmüş. 2005 yılında ise; Ufuk Bayraktar ile ortak olarak Mobel Tasarım’ı kurarak Ostim’e geçmiş. 2008 yılında ise ortağı Ufuk Bayraktar’ın firması olan Park Tasarım’ın Polatlı’daki arsasına bitişik 10 bin metrekare araziyi Mobel Tasarım’a dahil etmişler. Projeleri çizilmiş, ruhsat aşamasına gelmiş ama ekonomik krizden dolayı iş 1 seneliğine durdurulmuş. Nisan 2010’da tekrar Polatlı’daki arsalarında kaldıkları yerden devam edecekler.
2005 yılında kurulduğu günden bu yana başarılı bir çok işe imza atmış olan Mobel Tasarım, artık daha çok kurum işlerine yönelmiş. Polatlı’daki yatırımı ile de ihracata dayalı daha çok yurtdışına üretim yapma amacı besliyor. Polatlı’ya yaptıkları yatırım ile ilgili kendini sorgulayan Kır, “Bize ‘ciddi işsizlik var, personel çok, personel ücretleri de uygun. Siz gelin buraya yatırım yapın’” denildi. Ama şimdi personeli yaklaşık 100 kilometre öteden Ankara’dan götürüp getiriyor ve bunun maliyetine katlanıyoruz” diyor.
Neden Polatlı’yı tercih ettiniz?
Birinci tercih sebebimiz arsa fiyatlarıydı. Bulunduğu konumda çok önemli zaten. Zira Akdeniz’e açılan bir yol üzerinde. Eskişehir’e, Antalya’ya, İstanbul geçişine, Anadolu’nun bir çok şehrine yakın. Hızlı tren geçmesiyle belki Polatlı’da bir durak oluşur düşüncemiz de vardı.
Peki Polatlı OSB’de sorunlar var mı?
Personel, doğalgaz ve su sıkıntımız var. Şu anda kuyu suyu kullanılıyor. Bize “Biz bankalarla görüşüp, sizin için kredi alacağız. Herkes gelip burada tesisini kursun” denildi. Ayrıca bizi orada Ticaret Odası da sıkıntıya soktu. Çünkü bize “ciddi işsizlik var, personel çok, personel ücretleri de uygun. Siz gelin buraya yatırım yapın” denildi. Ama şimdi personeli yaklaşık 100 kilometre öteden Ankara’dan götürüp getiriyor ve bunun maliyetine katlanıyoruz.
Siz 19 yıl boyunca Siterler’de hizmet verdiniz. Sonra OSB hayatınız başladı. OSB’lerdeki fark nedir sizce?
OSB’lerin amacı, devlet araziyi verir, sanayici de istihdam yaratır. OSB’yi yürüten insanın mantığı da çok önemli. Mesela biz OSTİM OSB’de elektriği yüzde 30 indirimli kullanıyoruz. Telefonu OSTİM içerisinde ücretsiz konuşuyoruz. OSTİM OSB şimdi Gazi Üniversitesi ile meslek yüksek okulu oluşturuyor. Çünkü Ar-ge çalışmaları var, eğitim var. Ama Polatlı’daki OSB’de “işçi sorunumuz var” dediğinizde çözüm yok. “Üretim yapacağız” diyorsunuz işçiye “benim bugün arazide sulamam var, çalışamam” diyor. Oradaki tarımdan dolayı sanayi gelişemez. Oraya OSB’yi niye kurmuşlar anlamış değilim.
Yani pişman mısınız?
Pişmanım demiyorum ama şu anki durumdan dolayı ciddi sıkıntılarımız var. Ama başa dönebilsem Sincan’da yatırım yapardım. İkinci alternatif olarak Akyurt’u düşünürdüm.